Armenieninfo.net

Makaleler


TANER AKÇAM: Bu soykırımdır Sayın Başbakan PDF Drucken E-Mail
Mittwoch, den 25. April 2012 um 16:36 Uhr

TALAT Paşa, Cemal Paşa'ya 7 Ekim 1916’da telgraf çekip tehcirden sonra Ermenilerin mallarına neden el konduğunu anlatıyor: "Maksat bu yerin vücudunu tamamıyla kaldırmaya matuftu." Sayın Başbakan buna ne diyecek şimdi?

Nedense, 24 Nisan’da, “benim milletim soykırım yapmaz”, “Müslümanların tarihinde soykırım olmamıştır”, diyen Başbakan Erdoğan’a bazı sorular sormak istedim. Söylediklerini doğru kabul edersem, ortaya bazı ciddi sorular çıkıyor ve ben bunların cevabını veremiyorum. Cevabını Başbakanımızın verebileceğini ümit ediyorum.

Polemik değil amacım, sadece bazı Osmanlı belgelerinden alıntılar yapmak ve bunların ne anlama geldiğinin Başbakan tarafından cevaplandırılmasını istiyorum. Çünkü telgraflar 1915 yılında iş başında olan Osmanlı Hükümeti Dahiliye Nazırı Talat Paşa’ya ait.

 
TANER AKÇAM: Ermeni olayında Atatürk’ü izleyelim PDF Drucken E-Mail
Freitag, den 16. März 2012 um 23:27 Uhr

Neşe Düzel: 24 Nisan yaklaşıyor. Ermeni meselesi dünyada yeniden gündeme gelecek mi?

Fazlasıyla gelecek. 2015’e doğru, herkes kılıç biliyor.

Amerika bu yıl ne yapacak sizce Ermeni meselesinde?

Herhalde çok değişik bir tavır takınmaz. Türkiye’ye eskiden yüklendiği kadar yüklenir. Çünkü 2012’nin sonunda ABD’de seçim var. Obama seçilmeden önce bir tavır değişikliğine gitmez. Ama 2015’te, Obama’nın soykırım diyeceğini tahmin ediyorum ben.

 

Amerika soykırım derse ne değişir?

Çok şey değişir. Amerika, İngiltere ve İsrail, Türkiye’nin uluslararası düzeyde şimdi böyle fazla dans etmesine ve dolaşmasına müsaade ediyorlar. Bu üçlü soykırımı kabul ettiği takdirde, Türkiye artık uluslararası planda dans edemez. Türkiye inkârcı tutumuyla dünyada izole bir rejim haline gelir. Bir zamanların ırkçı Güney Afrika’sına döner. Bugünkü Kuzey Kore olur. Bakın... Türkiye’nin soykırım demesi şart değil. Ama 1915’in büyük bir insanlık suçu olduğunu kabul etmek ve özür dilemek zorunda Türkiye.

 
TANER AKÇAM: Özerklik Kürt-Türk katliamı getirir PDF Drucken E-Mail
Mittwoch, den 14. März 2012 um 21:28 Uhr
NEŞE DÜZEL: Siz, PKK hareketini, bir zamanlar yakından tanımak fırsatı buldunuz. PKK ne istiyor?
Kendisi tarafından kontrol edilmek şartıyla bağımsız devletten başlayarak otonomiye kadar uzanan her şeyi isteyebilir PKK. Bu yüzden, “PKK devlet istemiyor ya da PKK devlet istiyor” sözleri çok anlamlı değildir. PKK yöneteceği bir idari birim istiyor.

Yöneteceği bir toplum mu istiyor?
Evet. Bunu da, demokratik mekanizmanın bir sonucu olarak istemiyor. “Bu işi bu noktaya ben silahımla getirdim. Bundan sonrasını da silahımla alacağım” diyor. Şu anda uluslararası konjonktür izin verse, PKK, yeni bir devlet kurar ama dünya ulus-devletlerin kurulmasına artık izin vermiyor. Bu yüzden PKK, Türkiye’de otonom bölgeyle idare eder. Ama böyle bir çözüm, yani “etnik kimlik esasına göre bir idari yapılanma” demektir. Bu etnik temelde bölünme de bu ülkede çok büyük katliamlara yol açar.
 
TANER AKÇAM: İslami kesim de tarihiyle yüzleşsin PDF Drucken E-Mail
Mittwoch, den 14. März 2012 um 21:18 Uhr

NEŞE DÜZEL: İçişleri Bakanı’nın da katıldığı bir mitingde “hepiniz Ermenisiniz, hepiniz piçsiniz” diye pankartlar açıldı. Toplumun içinden böyle ırkçı bir anlayışın çıkmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

TANER AKÇAM: Bence biz, Hocalı mitingini biraz daha geriye alalım. Önce, bu ülkede adı Hrant Dink olan bir vatandaş öldürüldü. Bu vatandaşın katilleri olduğu tahmin edilen ve bu cinayeti örgütleyen insanlar devlet tarafından korundu. İkincisi, Hocalı mitinginden önce...


Hocalı mitinginden önce ne oldu?

10 gün boyunca İstanbul’un billboardları, “Ermeni yalanına kanma” diyen afişlerle donatıldı. Anlayacağınız Ermeni düşmanlığı sadece mitingde, “hepiniz Ermenisiniz, hepiniz piçsiniz” diyen pankartlarla yapılmadı. Belediyenin ve hükümetin desteğinde doldurulan billboardlardaki afişlerle de Ermeni düşmanlığı yapıldı. Sonra da hükümetin İçişleri Bakanı, “biz Ogün Samastlarız. Hrant’ız diyenler nerede” diye sloganların atıldığı bu mitinge konuşmacı olarak katıldı. Ben şimdi Başbakan Erdoğan’a soruyorum.

 
TANER AKÇAM: Talat Paşa’nın intikamı alınmıştır... PDF Drucken E-Mail
Donnerstag, den 26. Januar 2012 um 18:47 Uhr

Hrant Dink’in gerçek katilleri İstanbul’da serbest kalırken, tüm devlet erkanı Rauf Denktaş’ın cenaze töreninde kuyruk oluşturdular. Oradan bizim gibi şaşkınlara bir mesaj yolladılar. “Biz bu devleti 1915’in üstüne kurduk, Hrant Dink cinayetini aydınlatmak demek, bu devletin kuruluşunu sorgulamak, onun temellerinden tuğla çekmek demektir,” dediler. “Hangi mantıkla bizden Hrant Dink cinayetini aydınlatmamızı istersiniz; anlamıyor musunuz, bizler Rauf Denktaş’larız ve yerimiz Talat Paşa’ların yanıdır”, dediler.

 
Taner Akçam: SOYKIRIMI İNKAR YASASI ÜZERİNE PDF Drucken E-Mail
Mittwoch, den 25. Januar 2012 um 16:42 Uhr

Galiba akıntıya karşı yüzmek zorundayım. Fransa’nın soykırımı inkar kanunu, liberal çevreleri de kapsayan ulusal bir birlik havası yaratmışa benziyor. “İç işlerimize karışma”; “kendi pisliğinle uğraş”; “iki yüzlülük ve çifte standart”; “kasti ve basit politik hesaplar için gündeme getirilmiş bir yasa” gibi argümanlar en çok duyulanlar arasında. Elbette bu tür bir tartışma düzeyine, “ne yapalım, dinsizin hakkından ancak imansız gelir” veciz sözü ile cevap verilebilir. Yani aynı söylem düzeyinde kalınır, “kötü ve öcü öteki” olduğundan kuşku duyulmayan Fransa ile Türkiye arasında kıyaslamalar yapılır, aslında bu iki ülke arasında zihniyet açısından pek bir fark olmadığı –Fransa’ya biraz haksızlık yapmak pahasına– ileri sürülebilir. “Kendi yediği haltlarla uğraşmayıp, çıkar amacıyla ötekinin yediği haltların üstüne gitmek” olarak özetlenebilecek, bu “çifte standart” argümanının, Türkiye’de son derece fazla alıcısı olduğunu biliyorum. Sonuçta, ulus devletlerin, tarih sahnesine çıktıkları andan itibaren, kendi pisliklerinin üstünü örtme ve ama ötekinin pisliğinin üstüne gitme uzmanı oldukları konusunda, sömürgecilik tarihi de devreye sokularak yüzlerce ve binlerce örnek verilebilir. Kabul etmem gerekir ki, bu “pis–emperyalist Batı” ve “biz mazlumlar” edebiyatının Türkiye’de müşterisi çok ve bunun üstüne bir de sıkı “iç dinamik” ve “bizim kendi gücümüz” analizi eklersem, bu da işin kaymağı olur ki ortaya “yeme de yanında yat” durumu çıkar.

 
TANER AKÇAM: 1913-2007 Büyük Deprem ya da YENİ BİR BAŞLANGIÇ PDF Drucken E-Mail
Sonntag, den 22. Januar 2012 um 16:20 Uhr

“Bu bir son değildir”, demiş Winston Churchill; “hatta sonun başlangıcı da değildir”, diye devam etmiş ve “belki başlangıcın sonudur”, diye tamamlamış cümlesini.

Türkiye, Başbakanın Dersim konuşmasıyla, tarihinin “başlangıç döneminin sonuna” geldiğini, ya da “yeni bir başlangıcın” başında olduğunu ilan etti. Osmanlı ve Cumhuriyetimizin büyük altüst oluşu olarak tanımlanabilecek devasa bir sürecin sonuna geldik. Süreci 1912–3 Balkan yenilgisinin kesinlik kazanması ile başlatmakta fayda var. 1913 bahar ve yaz ayları ile başlayan ve1914’de, Ege ve Trakya sahillerinden Rumların katliam dahil, köylerinden zorla boşaltılarak Yunanistan'a sürülmesiyle sistemli bir hal alan ve 2007’de Hrant Dink’in öldürülmesi ile noktalanan bir süreç bu.

 
TANER AKÇAM: "Genelkurmay Arşivlerine Başbakanın da Gücü Yetmez" PDF Drucken E-Mail
Dienstag, den 29. November 2011 um 19:52 Uhr

Prof. Dr. Akçam Dersim katliamı ve geçmişin karanlık sayfalarının açığa çıkması için önerilen "arşivler açılsın" talebini yorumluyor, Dışişleri ve Genelkurmay arşivlerinin hala açılmamasını da 21. yüzyılın ayıbı olarak görüyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Dersim Katliamı nedeniyle özür dilemesinin ardından pek çok farklı kesimden değişik sesler yükseldi.

Kimi ilk kez Başbakanlık nezdinde özür dilenmesini olumlu karşılarken, kimi de bu özrü Başbakan'ın Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) karşı koz olarak kullandığını söyledi ve Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) Alevi politikasını eleştirdi.

Ancak belki de konu Mustafa Kemal Atatürk'e dayandığı için farklı seslerin en çok yükseldiği yer CHP oldu.

CHP Tunceli milletvekili Hüseyin Aygün'ün Zaman gazetesine verdiği röportajda söylediği sözlerle alevlenen tartışma sonrası partinin ulusalcı kanadının yaptığı basın açıklaması, Erdoğan'ın "özrü" derken CHP Genel Başkanı sazı ele aldı ve özrün yeterli olmadığını, arşivlerin açılması gerektiğini söyledi.

"Dışişleri ve Genelkurmay arşivleri hala kapalı"

Peki, Kılıçdaroğlu'nun bahsettiği arşivler sorunun çözümü açısından ne ifade ediyor? Arşivlerin açılması tarihi doğru okumamızı ne kadar kolaylaştırır? Clark Üniversitesi Soykırım Çalışmaları Merkezi öğretim üyesi Prof. Dr. Taner Akçam'la konuştuk...

 
Taner Akçam: Suriye’de İșler Daha da Kızıșmadan PDF Drucken E-Mail
Samstag, den 13. August 2011 um 09:47 Uhr

Suriye konusunda artık geriye sayım başlamış görünüyor. Olası bir müdahalede “ihale” Türkiye’nin üstüne de kalabilir... Fakat her hangi bir dıș müdahaleden önce  epey düşünmekte fayda var. Türkiye’nin içinde yer alacağı her hangi bir girișim, Suriye ve bölge halkları açısından, Türkiye’nin bölgede özgür ve demokratik rejimlerin yaratılması için uğrașması olarak anlaşılmayacaktır. Bölge halklarının birbirlerine hala tarihte yașanmıș olayların ve algıların penceresinden baktıkları asla unutulmamalıdır.

 
Taner Akçam: Huzur İçinde Bir 24 Nisan PDF Drucken E-Mail
Dienstag, den 26. April 2011 um 21:12 Uhr

Bir ulusal kimlik-devlet yarattıktan 90 yıl sonra, geçmişin kabahatlerini yüklenmenin ve bunun maddi-manevi sonuçlarına katlanmanın bedeli ağır olsa gerektir. Hatırlatmaya öfkelenme ve huzursuzluğumuzun nedeni bu mu acaba? Hele de bu suçun farkına varmak, Türk ulusal kimliğine ve bunun algılanış biçimine ciddi bir darbe vuracak, hatta yıkacak bir karakterde ise... Bana öyle geliyor ki, 1915 ile yüzleşmekten kaçmamızın ve bize bunu hatırlatanlara öfke duymamızın nedeni, 1915’in devlet ve toplum olarak tarihsel dokumuzu tümüyle alt-üst edecek bir dinamizme sahip olmasıdır.

 
<< Start < Zurück 1 2 Weiter > Ende >>

Seite 1 von 2

Suche - Search

Termine

WUPPERTAL

19. Mai 2012 ab 17:00 Uhr

Gedenkveranstaltung an die Opfer des Genozids an den Pontosgriechen 1916-1923

Vortrag von Dr. Tessa Hofmann

Ort: Gesamtschule Ronsdorf, An der Blutfinke 70, 42396 Wuppertal

Veranstalter: Kulturverein der Griechen aus Pontos in Wuppertal und Umgebung

 
STUTTGART

19. Mai 2012 ab 16:00 Uhr

Schweigemarsch anlässlich des Gedenktages des Völkermords an den Pontos-Griechen

Start: Wilhelmsplatz 10, 70182 Stuttgart

Ziel: Kranzniederlegung am Stauffenbergplatz am Mahnmal für die Opfer des Nationalsozialismus

Ankündigungsflugblatt der Veranstalter >>

 

 
DORTMUND

10. Mai bis 24. Juni 2012

„Der vergessene Völkermord“

Austellung mit Aufnahmen, die Armin T. Wegner von der Vertreibung und den Morden an den Armeniern machte

Ort: Mahn- und Gedenkstätte Steinwache, Steinstraße 50, Dortmund

Öffnungszeiten: dienstags bis sonntags von 10 bis 17 Uhr

Eintritt ist frei!

Mehr Infos >>

Ohne Kommentar

„Der Zentralrat der Armenier in Deutschland (ZAD) hat den Veranstaltern des Steiger Award eine machtvolle Demonstration der Empörung versprochen“ (ZAD-Info, 15.03.2012)

Weiterlesen-Link

Armenian Online Papers

Banner
Banner
Banner
Eşşekle (Esel Heinz) müsahibe - QHT qanunu haqqında şok açıqlamalar
 
Kilikya ve Eçmiyadzin Katolikoslarına Mektup
 
Ermeni Soykırımı | The Armenian Genocide - 1915
 
14.05 P.S.Հյուրը Արմեն Աշոտյանն է
 
Ոչ թե համալսարան, այլ զորանոց
 
Ա. Սահակյանի համար ծերանոցում տեղ չկա