|
|
SARKIS HATSPANIAN: A N A T O L E - Bir medeniyetsizleştirmenin öyküsü |
|
|
|
|
Samstag, den 19. Mai 2012 um 11:32 Uhr |
|
«Ne kadar yalansız yaşarsak, o kadar iyi !» Can Yücel
Mayıs ayı başlarında Pontus asıllı bir dostumdan gelen mektupta "Atina'da yayınlanan Solun Yolu adlı sol görüşlü gazete 20 mayıs 2011 tarihli baskısında, 1915-1923 döneminde Rumlar ve Ermenilerin durumu ile ilgili Türkiyeli yazarların görüşlerinden bir ek yapıyor. Bu toprağın insanı olarak bu eke bir yazı ile görüşlerini bildirerek katılman mümkün mü ?" diyen iletisinde yer alan üç öğe yüreğimi acıyla dağlayanlardan olduğundan önerisini hemen kabul etmiş, konudan çok daha fazla asıl bu üç neden yüzünden olduğundan, o öğeler hakkında yazmayı istemiştim.
Bu nedenlerden ilki, yazının yayınlanacağı SOLUN YOLU adlı gazetenin sol görüşlü olmasıydı, ben de solcuydum, okuyucularla politik aynılığım, isterseniz yakınlığım da diyebilirim, beni manen hem rahatlatıyor, hem de kendimi daha insani, sıcak ve samimi bir ortamda hissetmemi sağlıyordu demem doğru olur.
|
|
|
Sarkis Hatspanian: «SINIRLI BİR YAŞAMI, SINIRSIZ BİR DAVAYA ADAYAN» BİR DEVRİMCİ : ARMENAK BAKIRCIYAN |
|
|
|
|
Dienstag, den 15. Mai 2012 um 09:00 Uhr |
|
«T.C.» solunun 1968 öncesinden-sonrasına faşist ‘devlet’ güçlerince tutuklanarak, işkence edilerek, asılarak, kurulan hain pusularda veya çatışmalarda kurşunlanarak katledilmiş, isimleri A’dan Z’ye alfabede varolan tüm harflerle ve hatta onların değişik kombinasyonlarından da çok fazla olduğunu bildiğim adlarıyla, ilerici, devrimci, demokrat her türden politik hareketin önder kadrolarının ölümsüzleştiği günlerin fetişizme varan söylemlerle anılan etkinlikler ortamının yabancısı olmadığımdan, yitirilen o değerli insanların otobiyografilerinin hemen her anını da neredeyse ezbere bilen bir neslin evladıyım.
Doğamın hamurunda varolan maximalist karakteristik verilere sahip olmam nedeniyle bilindik çevrelerin literatüründe “ezber bozma” olarak adlandırılan ihtiyacı karşılamaya meyilli oluşum soru sorma özelliğimin kişiliğimde neredeyse anatomimin omurgasına eşdeğer yeri tutması sayesinedir. Sadece günler önce, 6.mayıs günü sanal ortamda gündemi belirleyen DARAĞACINDA ÜÇ FİDAN Deniz, Yusuf, Hüseyin’i anma etkinliklerinden birinin afişinde Deniz Gezmiş’e atfedilen ve idam sehpasında ölümsüzleşmesinden dakikalar önce haykırdığı bilinen “YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE” söylemini gördükten sonra «Eğer birileri bana çokça yaygınlaştırılmasından sahiplenildiği intibasını edindiğim “TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE”-nin, ister tek tek, tane tane, isterse topu birden TAM, BAĞIMSIZ, TÜRKİYE ve onun neyiyle-nesinin YAŞASIN denmeyi gerektirdiğiyle ilgili açıklayıcı bir bilgilendirmede bulunabilse müteşekkir olacağım» diye tek cümlelik bir paylaşımda bulunmamın ertesinde uzun süre sessizliğin hükmettiği ortamın ‘internet solcularınca’ nasıl topa tutulup, daha sonra da taş taş üstüne bırakılmayan savaş arenasına dönüşmesine şahit olduğumda kendi kendime “ben ya da onların 21.inci yüzyılın çağdaşı oluşumuzun sorgulanması gerekiyor mutlaka” diye düşündüm.
|
|
Sarkis Hatspanian: “HALKLAR VAR; ÖLMEK İÇİN YAŞARLAR” denir, ben “HALKLAR DA VAR; YAŞAMAK İÇİN ÖLÜRLER” diyorum ! |
|
|
|
|
Mittwoch, den 09. Mai 2012 um 20:40 Uhr |
|
-Birinci Bölüm-
II.inci Dünya Savaşı, 2.Eylül.1939 günü faşist Almanya’nın Polonya’ya saldırmasının hemen arifesinde, 28.ağustos.1939 günü Adolf Hitler’in Obersalzberg’te SS subaylarına çektiği nutuk esnasında «Bugün Ermenilerin yokedilişinden bahseden kim ?» edepsizce sorusunda ifadesini bulan hayasızlıkla başlamıştı. Nazi Almanyası, 1941 yılı 22 haziranında savaş ilan etme tenezzülünde bile bulunmadığı Sovyetler Birliği’ne de saldırınca, Ermeniler gezegenimizde varolan tek devlet birimi Sovyet Ermenistanı’nı korumak amacıyla dünya çapında faşizme karşı verilen savaşa aktif bir şekilde katılarak hangi safta olduklarını tüm insanlığa gösterdiler.
|
|
Sarkis Hatspanian: 1 MAYIS, EMEKÇİLERİN BİRLİK, DAYANIŞMA VE MÜCADELE GÜNÜ MÜDÜR GERÇEKTEN ? |
|
|
|
|
Dienstag, den 01. Mai 2012 um 14:46 Uhr |
|
Bugün, «T.C.» adlı leylim ley devletin değişik şehirlerinde ellerinde «Dünyanın Bütün Emekçileri Birleşin», «1 MAYIS, EMEK, BARIŞ, EŞİTLİK, ÖZGÜRLÜK VE ADALET İÇİN BİRLİK, DAYANIŞMA VE MÜCADELE GÜNÜDÜR» türünden yazılı pankartlar ve afişler tutan yığınların büyük alanlara aktığı ve biri birine sıra vermeden günün önemini vurgulayan konuşmalar yapılacağı gündür.
Ancak, bugün düzenlenmesi planlanan açık veya kapalı salon toplantılarından tutun, miting ve yürüyüşlerden hemen hiçbirinde, kendini ilerici, demokrat, devrimci adlandıran örgüt, sendika veya kurumlar adına yapılacak olan konuşmalardan korkarım hiç birinde, bu topraklarda işçi sınıfının İLK partileriyle, sendikaların ve hangi halktan olurlarsa olsunlar, işçilerin, emekçilerin haklarını savunmak, onların insanca bir yaşam için verecekleri mücadeleyi koordine etmek amacıyla kurulan İLK örgütlenmelerin, Elen ve Ermeniler tarafından kurulmuş oldukları hakkında ne yazık ki tek söz dahi edilmeyecek !...
|
|
Sarkis Hatspanian: ADALET İSTEMİNİN SEMBOLÜ 24 NİSAN NEDEN YAS GÜNÜNE DÖNÜŞÜR, BİLMEM! |
|
|
|
|
Donnerstag, den 26. April 2012 um 13:18 Uhr |
|
“Hiçbir şey bilmeyen cahildir, ama bilip de susan ahlâksızdır.”
Bertolt BRECHT
Alman devlet adamı Konrad Adenauer’e göre “Tarih, önüne geçilebilecek, fakat geçilememiş veya geçilmek istenmemiş hataların toplamıdır” diye özetlense de, ben «anılmaya değer tüm olayların hikâyesidir» diye düşünmekteyim. Uygarlık ise, insanların toplu olarak daha iyi bir halde yaşamaları ve doğaya hükmedebilmeleri için gösterdikleri çabalardan çıkan bilim ve kültür halinde beliren sonuçların toplamına verilen addır. İnsan ki sözlüklerdeki tanımlamalara göre "iki eli, iki ayağı üzerinde dolaşan, sözle anlaşan, akıl ve düşünme yeteneği olan en gelişmiş canlı" olarak tanımlanmaktadır, tarih içerisinde "anılmaya değer" olayların hikâyelerini, medenileşme evrelerinin vardığı seviye itibarıyla belleğinde taşıyarak, onları önce söze, daha sonra yazıya dönüştürebilme yetisini kullanabilme sayesinde insandır.
|
|
|
|
|
<< Start < Zurück 1 2 3 Weiter > Ende >>
|
|
Seite 1 von 3 |