Armenieninfo.net

Sait Çetinoğlu


SAIT ÇETINOĞLU: İttihat ve Terakki Komitesinin Etnik temizlik politikası ve Mardin’de Mülkiyet Değişimi PDF Drucken E-Mail
Donnerstag, den 29. März 2012 um 21:59 Uhr

Ittihat ve Terakki yönetiminin en güçlü kişilerinden Dr. Nazım II. Meşrutiyetin hemen ertesinde Eylül 1908 gibi jöntürk yönetiminin iş başına gelişinin ilk günleri sayılabilecek günlerde İzmir’de verdiği mülakatta İttihat ve Terakki komitesinin Türkleştirme politikalarının esaslarını dikte ettirmekteydi. Dr. Nazım’ın bu mülakatı  pervasızdır ve hiç bir çekincesi olmadan olacakları haber vermektedir.

Hemen hemen iki saat süren bu uzun söyleşi, İzmir'in Bornova semtinde, bir İngiliz'in malikanesinde, Paris'teki ''Le Temps''ın ve İstanbul'daki ''Levant Herald''ın muhabirlerinin, Amerika elçisinin, İngiltere konsolos yardımcısının ve başka insanların önünde yapıldı. Bu söyleşi Türkiye'de devrimden  sonra meydana gelen ve tartışılan özellikle Yunanlılar'ı ilgilendiren sorunlar üzerine geniş kapsamlı bir araştırma niteliğini taşıyordu ve ''İttihat ve Terakki'' komitesinin düşündüklerini kesin ve net olarak açıkladığı için önemlidir. İzmir'de bulunan ve İzmir’i bizzat kontrol eden  Nazım Bey, bu komitenin önde gelen ve komitenin bölgede faaliyetlerini sürdüren temsilcilerinden biriydi. Söyleşi konusu Elenler olmakla birlikte tüm Osmanlı unsurlarını yakından ilgilendirmektedir.

Genç Türkler'den Nazım Bey herşeyi net bir şekilde açıklıyordu. Onunla yapılan söyleşi ilk olarak, İzmir'de [4 Eylül]  ''Genç İzmir'' gazetesinde, ardından 8 Eylül 1908'de, Atina'da ''Atinadan'' gazetesinin 2126 sayısında yayınlandı. Bu söyleşi meşhur avukat ve şair olan Mikail Argiropulos tarafından gerçekleştirilmiştir.

''Biz Tabiat kanunlarına dayanıyoruz, ben bir doktor olarak her bilim adamı gibi bu kanunlara hürmet duymayı kendimi vaad etmiş bulunuyorum. Hayal dünyasını temsil eden tüm o aldatacı güzel kavramlar, aslında sadece güzel sözlerden ibarettir… Tabiat kanunları hükmettiğinden, şüphesiz Osmanlıların resmi dilinden başkası olması söz konusu olamaz. Hayatımız pahasına çalışmalar yaptığımız genç Devletimiz bu şartlar altında varlığını sürdürecek. Aynı ruhu taşıyan, aynı dili konuşan ve tek bir vücud halinde olacak. Başımızdaki belaları başımıza başka bir bela sarmak için  atmadık. Türkiye'yi hiçbir zaman ayrı filetik ve dilsel bölgelere ayrılmış olan Avusturya'ya dönüştüğünü görmeyi  hayal bile etmediğimizi ve öyle bir duruma hiçbir zaman müsaade etmeyeceğimize aklınıza iyice koymanız gerekiyor. Genç Türkler tek bir vücud halinde bugünden itibaren, isteklerine ters hareket edenlerin veya bu gibi düşüncelerini açığa vuranların karşısında olacaktır. Ortak bir Vatanın selameti için, bu dilsel sınırlamaları, filetik ayrılıkları, en önemlisi şimdiye kadar haritalarda gösterilen ve alışıldığı gibi  mahalleleri Müslüman, Yunan, Ermeni, Yahudi diye bölerek yapılan ayrıcalıkları kökünden kazacağız ve  her yönden   başka her milliyeti  ezeceğiz”

  Bütün yazıyı okumak icin altdaki pdf dosyasına tıkla
 
'Türkiye'deki sermayenin kaynağı el konulan Ermeni birikimi' - Sait Çetinoğlu ile söyleşi PDF Drucken E-Mail
Montag, den 05. März 2012 um 23:11 Uhr

Araştırmacı-yazar Sait Çetinoğlu, Türkiye'de hem taşra hem de İstanbul sermayesinin kaynağının, 1915 soykırımından sonra el konulan Ermeni birikimleri olduğuna dikkat çekti, “Bugünkü AKP'nin içinde o gün Ermenilerin birikimlerinin üzerine konanların çocukları, torunları var” dedi.
Ermeni soykırımı en son Fransa'da soykırımı suç sayan yasa ile gündeme geldi. AKP hükümeti, beklenen tepkiyi verip esip gürlerken, sokaklarda da ırkçı sloganlar yankılandı. Fransa'daki tartışma ve Türkiye'ye yansımaları hala devam ederken, özellikle Ermenilere ilişkin araştırmalarıyla bilinen yazar Sait Çetinoğlu, ANF'nin sorularına yanıt verdi.

 
Patrik Zaven’in Listesi kitabı üzerine Sait Çetinoğlu ile söyleşi PDF Drucken E-Mail
Sonntag, den 19. Februar 2012 um 20:34 Uhr

Agos: Kitabınız oluşum sürecini anlatabilir misiniz?  Belgeleri incelerken en çok hangiler noktalar ilginizi çekti?

Çetinoglu: Patrik Zaven’in Listesinden hareketle bu çalışmam bir başka açıdan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecini ve rejimi sorgulamayı hedeflemekte, bu konudaki tartışmalara katkı sunmayı amaçlamaktadır. Kitapta da görüleceği gibi bir yorum yapılmaya gerek görülmemiştir.Listeye biyorgafiler eklenmesiyle yetinilmiş,   sadece eklerde bazı tamamlayıcı incelemelere yer verilerek Patrik’in listesi zenginleştirilmiştir. Eklerde yer verilen Ayhan Aktar ile Raço Donef’in bu konudaki değerli çalışmaları ile Recep Maraşlı’nın Abdülhamid’den M. Kemal’e uzanan exterminatorlerden Kürt Musa Beğ biyografisi Patrik Zaven’in listesine ayrı bir zenginlik kazandırmıştır.

 
SAIT ÇETINOĞLU: Sesini Kaybeden Şehir: Böyle Bir Kars PDF Drucken E-Mail
Sonntag, den 05. Februar 2012 um 22:29 Uhr
Bırakıp ardımda yuvamı
Nehir kıyısındaki harap evimi
Bırakıp Kars kentini
Bahçelerini ve derin mavi göklerini,
Gezinip dururum şimdi hep başka şehirlerde
anayurdum gözlerimin önünde
Yeghishe Charents
 
SAIT ÇETINOĞLU: İzmir 1922: Hıristiyan Hayatı O Gün İzmir İskelesinde Çok Ucuzdu. Sonrasında da! PDF Drucken E-Mail
Sonntag, den 22. Januar 2012 um 13:23 Uhr

Majorie Housepian Dobkin’in,  Bir Kentin Yıkılması, 1922 İzmir’i  adlı  incelemesi 1922 yılı İzmir’ine odaklanmasına karşın geniş Osmanlı coğrafyasındaki  Hıristiyan unsurlarının dalga dalga saldırılarla sistemli bir şekilde yok edilmesi ve kadim topraklarından kazınma  tarihinin bir özetidir. O sadece 1922 İzmir’ini resmetmez o günleri naklettiği gibi, sonrasındaki olayları çeşitli kaynaklardan aktararak okuyucularla paylaşır.

 

 
SAIT ÇETINOĞLU: Unutulan/unutturulan Elen Soykırımda Alman Etkisi PDF Drucken E-Mail
Dienstag, den 10. Januar 2012 um 11:56 Uhr
Mihail Rodas’ın çalışması  tarihi topraklarından kazınan Elen halkının soykırımında Alman etkisini ve yönlendirmesini tarihsel süreç içinde incelemektedir. Eser olayların dumanının tüttüğü bir dönemde  sıcağı  sıcağına yazılmıştır.
Türkiyeli okur Ermeni Soykırımı konusunda oldukça önemli bilgilere ulaşabileceği kaynaklar varsa da 1915 Soykırım sürecinde diğer kadim halklara uygulanan soykırım ile ilgili ulaşabileceği kaynaklar oldukça sınırlıdır. Elinizdeki bu değerli inceleme bu boşluğun doldurulmasına yönelik titiz bir çalışmadır.
Roda, değerli eserinde, Almanya’nın gerek Hamid ve gerekse İttihatçılarla kol kola Osmanlı coğrafyasına ve bu coğrafyanın kadim halklarına yönelik  emperyal seferinin ekonomik ve siyasi nedenlerini ve sonuçlarını inceler. Bu nedenler Osmanlı coğrafyasının kadim halklarının tek tek sonunu hazırlamış sonuçta bu halklar kadim  topraklarından kazınmasına neden olan en büyük etmen olmuştur.
 
SAIT ÇETINOĞLU: Emir Bedirhan’ın Cizre-Bohtan Direnişini Doğru Okumak -4 PDF Drucken E-Mail
Mittwoch, den 21. Dezember 2011 um 22:18 Uhr

Bedirhan Hareketi sonrası evirilen yapı, direnişler ve Şeyh Ubeydullah Hareketi

Bu bölümde Nizip yenilgisinden sonra ortaya çıkan Bedirhan direnişinde olduğu gibi, Osmanlı’nın bir başka yenilgi sonrası ortaya çıkan Şeyh Ubeydullah Hareketine odaklanacağız.

Ancak Şeyh Ubeydullah Hareketinden önce Kırım Savaşı sırasında Kürdistan’da meydana gelen bir harekete kısa da olsa değinmekte fayda vardır.[1]

Bu harekete değinen çeşitli araştırmacılar Yezdanşer/İzzeddin Şer[2] Hareketinin  Kürdistan’daki ilk halk hareketi olduğunda birleşirler. Bunu da Kürdistan’ın ikinci kez fethine karşı halkın tepkisinin dışavurumu olarak niteleyebiliriz.

 
SAIT ÇETINOĞLU: Emir Bedirhan’ın Cizre-Bohtan Direnişini Doğru Okumak -3 PDF Drucken E-Mail
Donnerstag, den 10. November 2011 um 17:03 Uhr

Şayet, bugüne kadar Saray, Kürtleri destekliyorsa, bu onları, Ana­dolu'daki Hristiyan unsurlara karşı kullanmak istediğindendir, fakat, Ermeniler katledildiği taktirde, Kürtler Türkiye Hükümeti neznindeki önemlerini kaybedeceklerdir

Kürt Hareketi içerisinde Emir Bedirhan Bey bir mittir ve Bedirhani ailesine karşı da büyük bir bağlılık vardır.[1] Bu yazı da bir anlamda Ahmet Kardam’ım Bedirhan incelemesinden hareketle Bedirhani hareketinin  hak ettiği yere oturtulması yönünde bir deneme çalışmasıdır.

 
SAIT ÇETINOĞLU: Emir Bedirhan’ın Cizre-Bohtan Direnişini Doğru Okumak -2 PDF Drucken E-Mail
Donnerstag, den 03. November 2011 um 09:45 Uhr

Bu yazı dizimizde Kürtlerin siyasi oluşumuna dikkat çekmek istediğimizden bu sorunlu ilişki sürecine biraz daha odaklanmamız gerekir.

Amasya antlaşması sonrası sürece bakarsak doğası gereği süreç Kürtlerin aleyhine gelişir. Amasya antlaşması dolayısıyla Osmanlı-Kürt ilişkinin  pragmatik ve Kürtler açısından sorunlu olduğuna Kardam da katılmakta antlaşma sonucunu şu sözlerle yorumlamaktadır: “Amasya anlaşmasının ürünü olan bu idari düzenleme, tam ve kısmen özerk olan Kürt beylikleri konusunda Osmanlıya iki im­kân sunuyordu. Bunlardan birincisi, Kürdistan'ı geleneksel yöne­tici aileleri güçlendirerek kontrol etme imkânıydı, ikincisi ise, Kürdistan'ın yönetici ailelerini böylece kendisine bağımlı hale geti­rip, onlar eliyle tanımış olduğu özerkliği her fırsatta alabildiğine tırpanlayabilme imkânıydı.”[1]

 
SAIT CETINOĞLU: Emir Bedirhan’ın Cizre-Bohtan Direnişini Doğru Okumak -1 PDF Drucken E-Mail
Montag, den 17. Oktober 2011 um 21:23 Uhr

60’lı  yılların öğrenci liderlerinden Ahmet Kardam’ın, dedesi Emir Bedirhan’ın direniş yıllarına ilişkin incelemesiyle üzerinde birçok spekülasyonun dolaştığı dönemin üzerindeki sis perdesinin geniş arşiv belgelerine de dayanarak açılmasına ve aydınlatılmasına önayak olarak, Emir Bedirhan Olayını gerçek ve hak ettiği yere oturtmak istediğini söyleyebiliriz[1].

 Kardam, Bedirhan direnişi hakkındaki ön kabullerden uzak,  öncelikle dönemin ayrıntılı bir tarihsel portresini çizerek Bedirhan’ın direnişini bu perspektif altında inceler. 19. yüzyıl Osmanlı İmpara­torluğunun arka fonu üzerine yerleştirerek aktarmaya çalıştım. Bunu yaparken, Bedirhan Bey'in Kürt tarihindeki yerini, direniş ve isyanının hedefini aydınlatmaya çalıştım. Bu konuda iki zıt görüş vardı. Birincisi, Bedirhan Bey'in "bağımsız bir Kürdistan" hedefiy­le hareket ettiğini; ikincisi ise, böyle bir hedefinin olmadığını, dire­niş ve isyanının "feodal bir Kürt beyinin Tanzimat'a karşı başkal­dırısı" olduğunu iddia ediyordu. Çalışmaya başlarken, bu iki görüşten hangisinin doğru olduğu konusunda herhangi bir önyargım yoktu diyerek önkabullerden uzak incelemesini sürdürdüğünü ifade eder.

Bizde bu yazıda Bedirhani Hareketini incelerken tarihsel arka planı ile birlikte bir başka Kürt hareketi Şeyh Ubeydullah Hareketi ile birlikte ele almanın daha açıklayıcı olduğunu düşünüyoruz.  Burada bir başka önemli konuya da peşinen işaret etmemiz gerekir ki. Gerek bu dönem içinde ve öncesinde Kürtlerde farklılık düşüncesini geliştirmeye çabalayanlar (bunlardan öne çıkanları  Bitlis Emiri Şeref Han ve  tasavvur şairi Ahmed-i Hani’yi sayabiliriz) olmakla birlikte ulusal bilicin var olduğunu söylemek zorlamadır ve yanıltıcıdır.

 
<< Start < Zurück 1 2 3 Weiter > Ende >>

Seite 1 von 3

Suche - Search

Termine

WUPPERTAL

19. Mai 2012 ab 17:00 Uhr

Gedenkveranstaltung an die Opfer des Genozids an den Pontosgriechen 1916-1923

Vortrag von Dr. Tessa Hofmann

Ort: Gesamtschule Ronsdorf, An der Blutfinke 70, 42396 Wuppertal

Veranstalter: Kulturverein der Griechen aus Pontos in Wuppertal und Umgebung

 
STUTTGART

19. Mai 2012 ab 16:00 Uhr

Schweigemarsch anlässlich des Gedenktages des Völkermords an den Pontos-Griechen

Start: Wilhelmsplatz 10, 70182 Stuttgart

Ziel: Kranzniederlegung am Stauffenbergplatz am Mahnmal für die Opfer des Nationalsozialismus

Ankündigungsflugblatt der Veranstalter >>

 

 
DORTMUND

10. Mai bis 24. Juni 2012

„Der vergessene Völkermord“

Austellung mit Aufnahmen, die Armin T. Wegner von der Vertreibung und den Morden an den Armeniern machte

Ort: Mahn- und Gedenkstätte Steinwache, Steinstraße 50, Dortmund

Öffnungszeiten: dienstags bis sonntags von 10 bis 17 Uhr

Eintritt ist frei!

Mehr Infos >>

Ohne Kommentar

„Der Zentralrat der Armenier in Deutschland (ZAD) hat den Veranstaltern des Steiger Award eine machtvolle Demonstration der Empörung versprochen“ (ZAD-Info, 15.03.2012)

Weiterlesen-Link

Armenian Online Papers

Banner
Banner
Banner
Eşşekle (Esel Heinz) müsahibe - QHT qanunu haqqında şok açıqlamalar
 
Kilikya ve Eçmiyadzin Katolikoslarına Mektup
 
Ermeni Soykırımı | The Armenian Genocide - 1915
 
14.05 P.S.Հյուրը Արմեն Աշոտյանն է
 
Ոչ թե համալսարան, այլ զորանոց
 
Ա. Սահակյանի համար ծերանոցում տեղ չկա